BU BİR VEDA YAZISIDIR 6
BU BİR VEDA YAZISIDIR 5. SAYFANIN DEVAMI
Böyleyken verilen serumlar vücuda istenmeyen sekilde yayılır ve iyi etmekten çok durumunu daha kötü eder sakın verilmesin diye uyarmıştı. Onu defalarca söyledim dinlemediler. Öğürmem kusmam çok hızlanınca iki arada bir derede kolumda onların verilmeyecegine dair kırmızı alerjen bandı takılı olmasına rağmen verdiler ve onu verdikten sonra midem 5 dakika içinde hamileden farksız oldu. Aynı doktor apar topar elindeki telefon ile bana yatar halde ultrason cekti ve gördüklerine inanamadı. Sonra acilen kendi yetkisi olmadığı halde gecenin bilmem kacında sırf benim için gelip burundan sonra taktı bosalır diye ama bir gram bosalmadıgı gibi taktıktan 1 saat nefesim kesildi kaldım öyle apar topar çıkartmak zorunda kalındı daha sonra. Normalde bunu yapması gerekenler gastroenteroloji doktoları, ben dahiliyeci olarak seni bu vaziyette bu saatte bırakmak istemediğim için yetkim olmadığı halde sana bunu taktım ama faydası olmadı dedi. Sağolsun elinden geleni yaptı ama her defasında bana dedigi sey ben dahilliyeciyim. Beni aracı olarak kullanıyorlar maalesef. Günlerdir yalvarıyorum Erdal birol hocaya ve ekibine ama masada kalacaklarını ve ameliyatı kalsıramayacgını düşündükleri için karnını delip tüp takmak istemiyorlar dedi. Zaten geçmişte takılmış burundan bagursaga gecici tüp. Bağırsakların da işlevini yitirdiği için günlerce lavoboya çıkış olmamış ve en son tıkanma yapınca müdahale gerekmiş. O geçiçi tüp kolay çıkabilir ama bu kalıcı tüpü çıkarmak için yeni ameliyat gerekir o yüzden de yine tıkanma olasılıgı çok yüksekken yanaşmadı hiçbir doktor bunu takmaya dedi. Ve gerçektende çok sıkıntılı bir durumda oldugundan diger gaystrocular da sen ilgilen bizim yapacak bir seyimiz yok dediler benim de yapacagım seyler bunlar. Onların cerrah olarak almadıgı riski ben hiç alamam dedi. Hocam halim görmüyo musunuz buraya geldim geleli yataga yapıstım sıvı serumu bile takılmıyor günlerdir dedim. Öbür serumlar kötü edince bunlar da eder diye hiçbir şey yapamıyoruz maalesef dedi. Bu kadar şeyi söylemişken ve yapacak bir şeyimiz yok taburcu olabilirsin demişken beni deli yerine koyup orada ölmemi izlemelerine rağmen bir gram vicdanları sızlamadı. Keşke 1-2 gün daha bekleseydim diyorum orada o vaziyette aç susuz ölürdüm de şu 1 senedir cektiğimi çekmemiş olurdum diyorum. Oradan geldikten sonra zaten benim için bitmişti ikisi de. Ama oradan geldim geleli ben susmaya başladım. Ne derse ne yaparsa yapsın susmaya başladım. Bu bile zorlarına gitti. Niye susuyosun hadi kudursana bagursaga cagursana diye kapımın önünde kamp kurdu aylarca. İyice kafayı yedi. Son yaptıkları da artık beni komple bitirdi. 2 kere 2 gün üst üste o krizi bana geçirtti yalvardım yerde yıgılı vaziyette acıdan duramıyorum her yerim kanıyo sus git basımdan diye yalvardım. 1 hafta teyzeme gitti. Geldiği ilk gün akiam geldi gecesinde yine bana krizi geçirtti ve o da artık sonum oldu. 1 hafta boyunca biraz olsun yumusamaya baslamıs damarlarım öyle bir tutuldu öyle bir kitlendi ki ondan sonra her gün kanamadan baygınlık derecesine geldim. Şu 1 haftadır da her gün oluk oluk kan akıyor. 24 saat aralıksız kusuyorum. Yedigim içtiğim 10 gün aç kalsam yine aynı yerinde ve midemde felan da değil. Boğazıma dizili halde. Midem bosalmıyor derken artık yemek boruma bogazıma dizildi ve bogazımı sanki iki eliyle birisi sıkıyor gibi her saniye nefessiz ve bulantıdan bir saniye duramyacak vaziyette can çekişiyorum. Bu halimr hala acımayıp her Allah'ın günü aynı şeyleri söylemeye, aynı bağırmaları yapmaya, bir gram vicdan kırıntısı göstermeden, bir gram pişmalıgı olmadan sen istedin sen yaptın bunu kendine bagırmadaydın sussaydın bana karsılık vermseydğn demeye devam ediyo. Baban suratını dagıttı onun yüzüne bakıyorsun bana mı bakamıyorsun noldu hiç mi kriz geöirmiyodum her gün bagırısmıyo muyduk diye bizzat kendisi dalga geçer gibi utanmadan bu lafları söyledi bana. Yaptıklarının, söylediklerinin tarifi ucu bucağı yok. Bunları söyleyen bana bunları yaşatan kadın eve birisi gelsin eş dost akraba farketmez,oğlum yavrum ne halde diye duygu sömürüsü yapıyor. Oscarda böyle oyunculuk böyle iki yüzlülük görülmemiştir.
Ve daha da bitmedi. Son olarak öyle bir şey yaşadım ki bu da zaten taşan bardağı kırıp attı bende. Yaşadıklarıma öyle inanamadım, öyle tarifsiz ki. Zaten 2 aydır gece gündüz bana kusturan, onun yüzünden cektiğimi bildikleri halde sen hep böylesin, sen hep aynısın diye utanmadan bu lafları bana söyleyen, nasıl bir durumdan nasıl bir hale geldiğimi gördükleri halde vicdan rahatlamak için yalandan baska bir şey ağızlarından çıkmayan ve insanları da o yalanlara inandıran iki büyük vidansızın eline kaldım. Artık canıma tak etti. Bana yaşattılarını WhatsAppta durumlarda felan paylaşmaya başladım. Keşke şimdiki aklım olsa kamera ile her şeyi kaydederdim ses kaydederdim. En normal halinde rutin olarak söylediği küfürleri, saldırmalarını çok kısa ses kaydı almıştım zamanında akıl edip 2-3 tane. İyi ki de onları almışım. Sırf onları paylaştım diye bana bunları yaparken utanmayanlar, iki yüzlülşkleri ortaya çıkacak yaptıkları eziyetler ortaya çıkacak diye yanıp tutuştulsr. Özellikle son günlerce öyle bir tahrık etmeye başladılar ki. Sandalye üstünde kapı arkasında sürüklene sürüklene giderken beni kıskırtığ kıskırtıp bagırttıp video çekiyolarmıs meğer. Sırf kendilerini haklı gösterecek, beni kafayı yemiş deli gini gösterecek ellerinde delil yaratmaya calısıyolarmıs. Ben bağırırken ilk defa sustuklarını gördüm günlerdir. Şüphelendim ve Kapıyı sandalyenin üstüne otururken aniden açınca ellerinde kamera beni çektiklerini gördüm. Gerçekten en büyük düşmanlarım olsalar, dünyadaki en zalim insanlar olsalar , en gaddar acımasız insanlar olsalar Halime acılardı Allah zaten vermiş belasını biz bir şey yapmayalım derdi de bunların bu yaptıklarını bana yapmazlardı. Ben ne yaptım size nasıl böyle düşman oldunuz bana nasıl böyle vicdansız oldunuz. Nasıl böyle akla hayale sıgmayavck şeylerin peşine düştünüz. Zaten aylardır benim canımı almak istedikleri çok belliyken bunu da gördükten sonra polisi aradım. Sonra ara elimizde görüntüler var gösteririr dediler. İnandıramazsın kimseyi dediler. Hastalıkla mı yoksa bunların bu vicdan yoksunu hareketleriyle mi ugrasayım çaresiz kaldım. Polisi aradım ama onlar da bana öyle diyince gelip de inandıracaklar beni kötü gösterecekler diye vazgeçtim. Keşke vazgeçmeseydi. Alıp götürdelerdi onları da beni de. Aynı günün gecesi, gecenin bir vakti bana yine öyle bir şey yasattı ki. Bir gram duru durağı kalmadığı belliydi ama şu halde bari durur diyordum durmadı. Son darbeyi de vurdu. Kan kusturdu yere yıgıldım. Artık bundan sonra canım cıksa hastaneye gitmem, yapılacak bir şey de kalmadı evimde ölürüm diyen ben ve en anormal şekilde bile ambulansı aramayan ben o gün ambulansı arayın diye dedalarca söyledim şaka geldi. Ölüyorum diye yalvardım. Beni götürün dedim. Ara ambulansı götürsünler dediler cektilet gittiler bana onu yaşattıktan sonra dışarı. Can çabasıyla aradım adresi bile tarif edemedim kan kusuyofum sesim komple gitmiş konusamazken, yanında hiç mi yakının yok diyordu 112den. Güç bela tarif ettim. Ambulansın geldigini duydum. Ama eve gelmediler 10 dakkadan fazla beni o vaziyette beklettiler. Ambulansı arayacağımı tahmin etmiyolardı. Ambulansı görünce bu bizi şikâyet edecek her şeyi söyleyecek diye düşündüler belli ki. Ambulansla birlikte 1-2 doktor 2-3 calısan baya kalabalık ekip gelmişti. Meğer eve hiç sokmadan dışarıda öyle şeyler söylemişler ki. Eve bir girdiler. Sen zihinsel engelliymişsin, sen rol yapıyormussun, sen her şeyi yiyormussun da yemek istemiyormuşssun daha neler neler. Bunlara sen eziyet ediyormussun felan diyince inanamadım duyduklarıma. Korkularından, bizi ele verecek diye bunu da dediniz ya. Size anne baba dediğim günlere yazıklar olsun, utanırım onu duyunca sizin cocugunuz olmaktan. Benim raporum var ama fiziksel engelli raporum var hemde %80 dedim. O zaman anladılar kimin ne halt olduğunu. Ondan sonra ciddiyetini anladılar apar topar götürmeye giriştiler. Yere yığılmışım kan kusuyorum, o vaziyette hadi hadi numaracı seni diye dalga geçiyordu saglık calısanı. Aynı kadın ambulansa bindirilince abi sirenleri açsana diye şöfmre kızan da kendisiydi. Kimin ne hall olduğunu nasıl bir iki yüzlü olduklarını umarım herkes bilir öğrenir. Ve en sinir bozucu kısmı da sanki bana bunları yaşatanz bu halde olmamın sebebi olan kendisi değilmiş gibi durumumun ciddi olduğunu fark edince ve kendi yalanlarına inanmadıklarını görünce hemen iyi anne rolüne girip bende binicem binicem diye zorla anbulansa bindi utanmadan. Ambulansa almayın sakın gelmesin beni bu hale sokan o dedim ama dinletemedim. Ambulansa binip kan kusa kusa celladım tepemde hastaneye gittim. Hayatımın en berbat en istemeyeceğim ayıydı. Daha bunun ötesi olmaz dedikçe daha da beterini bulup bana yaşatan, bırak anneliği insan bile olamayacak birisiymiş. Çocukken sana bakamadım, annelik yapamadım, emziremedim diye baska cocuk yapmadık diyordun bari büyüyünce yapsaydın bu halde yatalak hastayken yapsaydın anneliğini. Ama bırak anneliği ve insanlık bile yapıp susmayı beceremedin. Hangi insan evladı oğluna bu lafları eder , bu işkenceleri çektirirdi. Artık tarifi yok yaşadıklarımın. Yaşadıklarımı bir fazla anlattıysam bu acıyla daha da fazla yaşamak nasip olsun. Belki 1 fazla yoktur ama 1000 eksik vardır. Beni herkes biliyor. Nasıl dürüst, nasıl sessiz sakin bir insan oldugumu, saygımda hiçbir zaman kusur etmedigimi herkes bilir. İlkokuldan tut üniversiteye kadar, akrabalardan tut iyi tanımayanlar insanlardan bile benim için kötü bir laf duyarsanız tüm bu söylediklerim de yalandır. Ama babamın nasıl bir sinir hastası olduğunu yakın akrabalar çok iyi biliyordur. En ufak bir şey de bile gözü dönen, boğazınıxa yapısacak duruma gelen birisidir. Bunu söyler kime sorsanız. Kimin ne halt olduğunu herkes öğrensin. Yazabildiklerimi yazdım çünkü ben ölünce beni savunacak, bu yaşadıklarımı bilecek kimse olmayacak. Yaşarken bile insanlara zihisenlşe engelli diyecek kadar aşağılık olanlar ölünce neler neler derler. Bunların önüne geçmek için son çabamla, son nefesimle bunları yazıyorum.
Neyse anlatacak neler var neler. Evde bir kamera olsaydı da ne yaşıyoruz görseydi herkes. Seneler önce insanın annesi babası yanında olsun gerisi bir şekilde hallolur diye tweet atmıştım. En büyük pişmanlığımın da bu tweet olacağını nereden bilecektim. Bu hayata, herkese , her şeye yazıklar olsun.
Bu arada hastalığımı unutmak için kendime sürekli bir şeyler edinmeye yazmaya, okumaya,bilgilenmeye özen gösterdim hep. Ama bir saniye ile unutturmadı sağolsun. Son olarak bir şey yapmak istiyordum. Bir iz bırakmak istiyordum onu da yapamadım. O da burada. Onu da yazacak durumum kalmadı artık. O da olmadı. Diyecek daha çok şey var ama dünyanın adaletsizliğine ne desek az. Bir kez daha yazıklar olsun herkese, her şeye...
Yazdığım şiirlerimi, kayda değer bulduğum şeyleri, çektiğim fotoğrafları ve hatırlanmasını isteyeceğim bulabildiğim her şeyi felan da son olarak burada paylasıp gidiyorum buralardan. Allah kimseye dermansız bir derdin içinde acı çeke çeke caresizce bir ölüm yaşatmasın. Ve Allah herkese biraz olsun vicdanı olan, halden anlayan bir aile nasip etsin. Sağlığınız yerinizde olduğu sürece hayatta dert edilecek hiçbir şey yoktur unutmayın. Umarım bir şekilde hatırlanırım. Sevgiyle kalın, sağlıcakla kalın, Cumhuriyete ve Atatürk'e bağlı kalın. Hoşçakalın...
Son 15-20 günde yaşadıklarım. Tarih 1 Ağustos
2 sene önce üç beş adım da olsa atabiliyoken sesinden bıktığım, kafam sesini, bağırış çağırışlarını küfürlerini götürmediği için kapımı kapatıp susmanı istedim. Kapımı kapatmayınca zar zor ayağa kalkıp son gücümle kapıyı kapatmaya kalktım. Anne dediğim varlık ise gözü dönmüş bir şekilde kapıyı kapatmaya calıstıgımı görünce kapıyı kapatmayacaksın beni dinleyeceksin diyip kapıyı kapatmama izin vermediği gibi kapıyı kapatmak için biraz zorlayınca kapıyla birlikte beni yüzüstü yere savurdu. Yüzüstü suratımı yere vurup hareketsiz yatarken nasılım diye bakmak yerine o kapatmadıgı kapıyı ben yerde öyle yatarken kapatıp gitti. Ha işte o gün bitmişti anneligin bende tamamen. Ama yine de ondan sonra defalarca anne desim yüzüne baktım. Defalarca sandalyeden beni yere fırlattın utanmadan yanlışlıkla yaptım dedin. Bir kere iki kere olursa yanlışlıkla olur. Ondan sonrası her seferinde yanlışlıkla olamaz. Bile isteye gözün dönmüş şekilde yapmadıgın eziyet kalmadı bana. Eline bıçak alıp kaç kere saldırdın. Sen psikolojik hastasın. Boşuna akıl hastanesine gidip kalmadın orda. Ama 3-4 ay önce yaşattığın hayatımı bitiren son şey oldu. Her Allahın günü hastalığımla mı ugrasayım senin sabahın köründen yatana kadar beynimi bagıra cagıra yemenle mi ugrasayım sasırmısken, en beter oldugum gün, öğürmekten canım cıkarken hâlâ bir gram acıma duygusu olmadan kilitledigim kapıyı acıp yanıma gelip beni deli edip cıldırmak icin elinden geleni yapıp saatlerce o dediklerine tek bir cevap vermedikçe daha da sinirlenip seni bayıltana kadar susmuycam diyen bir şerefsizle, ruh hastasıyla ugrastım. En ufak bagırmada damarlarımın nasıl acıdıgını bildigim için susabildigim kadar sustum. Ama beni çileden çıkarıp o halde yere yapıstırıp yerde yatarken yanıma gelip oh çok güzel hadi bayıl, bayıltana kadar susmuycam dedin mi demedim mi. O anda mideme bir şey oldu. Git basımdan ölüyorum mideme farklı birşey oldu diye yalvardım utanmadan hâlâ kafayı yemiş şekilde bana hakaretlerine küfürlerine devam ettim mi etmedin mi? Anneyi bırak insan olan yapmazdı bana onu. Yerde yatarken git lan basımdan diye son ses bagırtıp damarlarımı parçalatıp her yerimi kanatıp nefessiz bırakınca ambulansı arıyorum diyip tekrar yanıma gelmeye de utanmadın. Senin allah belanı versin yatacak yerin yok. Babam her seferinde ısrarla sus konuşma, yanına gitme , üzerine saldırma demesine rağmen babam kapıdan cıkar cıkmaz solugu benim odamda aldın mı almadın mı her seferinde. Bunları yaşadığım gün babama kendini nasıl haklı cıkarttıysan, damarlarım yırtıldı benden ne istediniz dedigim için babam dedigim öbür gaddar ellerimi baglayıp yataga yatırıp üstüme cıkıp suratımı dagıttın mı dagıtmadın mı? Sonradan utanmadan kendine gel diye yaptım dedi şerefsiz. Ben neyin içine düştüm nasıl insanları bunca sene ailem sandım. Madem ben haksızdım üstüme saldırmasın, artık sussun, laftan sözden anlamıyo diye annemi 1 hafta kardeşinin yanına niye yolladın o zaman. Bana öyle bir şey yaşattı ki. Hayatımda senelerdir çektiğim tüm acıların toplamı kadar acı yaşadım damarlarım yırtıldıktan sonra. Senelerdir midem çalkantı sesinden her saniye öterken, tuvaletimi elimle zeytinyağıyla çıkarırken, günde 400-500 gaz atmama rağmen yerine yenisi ertesi gün dolarken, göbek deliğimin altı hamile gibi hep şiş olurken bana o yaşattığından sonra her yedigimi tazikle kusmaya başladım, en ufak ne katı ne sıvı her yedigim ağzımdan gelmeye, yiyip içtiklerim mideme bile inmemeye, bogazımda kalmaya, karnımdan kasıgıma kadar tüm damarlardan varis cıkarttı. Beni öyle bir bagırttırdı, öyle bir kriz gecirtti ki o günden sonra ne tuvalet ne gaz ne idrar neyim varsa aldı elimden. Yarım saat bile uyusam yetiyoken o günden sonra basımı yastığa bile koyamadım. Bunları yaşattıgı yetmiyomus gibi kardeşinden geldigi gün kapıdan daha girer girmez aynı şeyi daha beter şekilde bir daha yaşattı. İnsanda bir gram vicdan utanma olur. Benim yüzümden neler çekiyo diyip susar. İnsan olan yapar. Bu insan değilmiş çünkü. Gelir gelmez bana yaşattığından sonra bana kan kusturdu. Simsiyah kusmaktan nefes alamamaktan tıkandım yere yıgıldım. Acıların en büyüğünü yasasam bile bir şey yapılmacagını bildigimden hastaneye gitmeyen ben, öyle bir noktaya geldim ki yerdeyken babamı cagırdım beni hastaneye götürün dedim. Bana yasattıklarını anlatırım diye götürmüyorum dedi. 1 saat yalvardım ölüyorum hastaneye götür diye. Ara ambulansı gelip alsınlar götürmüyorum dedi vicdansız şerefsiz. Aradım ambulansı son nefesimle. Adresi bile tarif edemedim. Sokak ismini verdim apartman adını veremedim. Acı icinde kan kustugumu kendimden geçtiğimi gördükleri halde bir gram vicdan kalmayan bu iki insan bile olamayan varlığın eline düşürmesin Allah. Ambulans gelince aradılar birisi bizi karsılasın bulamadık dediler. Babama diyince neye uğradığını şaşırdılar. İkisi birden apar topar dışarı cıktılar. Meğer çıkma sebepleri baskaymıs. Ambulans geldi ama yanıma gelen giden yok. Yarım saat oldu gelen giden yok. Meğer onları şikayet ederim, bu halde olmanın sebebinin onlar oldugunu söylerim, beni yerde yatarken bile hastaneye götürmediklerini söylerim diye, gelen ne kadar doktor hemşire sağlık calısanı varsa içerdeki cocuk zihinsel engelli, beyni yerinde değil, dediklerine inanmayın, yiyebiliyo, içebiliyo, yürüyebiliyo yalan söylüyo demişler utanmadan. Bunu da yaptınız ya. Siz dünyadaki en şerefsiz, en cani insanlarmıssınız. Ben ölüyorum. Beni düşünmeyi bırakın acil diye cagırdıgım ambulansı da yarım saat yanıma sokturmadılar. İçeri bir girdiler. Hadi hadi numarayı bırak, sen zihinsel engelliymişssin, bizi niye meşgul ettin, ambulansı meşgul etmek sucmus, annene babana eziyet ediyomussun, niye bunları yapıypsun hadi kalk ayaga yürü, hepsi üstüme saldırmaya basladı. Ben ölüyorum gözüm yerinden cıkmıse, kusmaktan zehirden kendimden geçmişim bir de o halde kendimi kanıtlamaya calıstım. En son raporuma bakıp zihinsel değil fiziksel engelli oldugumu, hastalıklarımın gercek olduğunu, kimin yalancı oldugunu görünce apar topar götürdüler. Bana yalancı diyen, zihinsel engelli diyen, bana bunları yaşatan kendileri değilmiş gibi ambulansın beni apar topar götürdüğünü görünce, dısarıda insanları görünce göz boyamak için bende yanına biniceö diyip zorla binmeye calıstı utanmadan. Böyle bir iki yüzlülük böyle bir oyunculuk ben hayatımda görmedim. O gün yaşadıklarımın tarifi yok. Bundan sonra zaten işkenceye dönmüş hayatım cehenneme döndü. Tüm hayatımı alt üst etti. Bir gram dayanma gücüm, bir gram uykum, gazım, tuvaletim,idrarım varsa hepsini elimden aldı. Aradan aylar geçti. Bu halinde bile bir gram vicdan, utanma olmadan aylar boyunca yine her gün dövme, ben yapmadım sen kendin yaptın demeler, bir gram utanmama her şeye aynı devam etme. Bana hayatı zindan edip kendileri yiyip,içip, uyuyup, bir gram umurlarında bile olmadan yanı başlarında acı çekerken, ıslık çala çala camımın önünden geçmeler, ölüyorum ben dememe rağmen gündüz vakti sabahın köründe kapıyı kapatıp vurup kelleyi saatlerce yatmalar. Utanmadan bizde kuru ekmek yiyoruz diye vicdan yapmalae. Etkileri kavurmaları, börekleri,çörekleri,pastaları yediğinizin kokusu hiç gelmiyor zaten. Ağızlarından bir tane dogru laf cıkmaz oldu. Benim dedigimi yalancı cıkarmak için ellerinden geleni yaptılar. Aylardır bana ekmek yapmayan, sabahın köründe saat 5 te tekerlekli sandalye tepesinde aç susuz uykusuz kıvrana kıvrana bu halde kendi ekmegimi kendim yapmama rağmen buna bilen söylenen insana benzemeyen Varlık birisi eve gelince bakın yavrumun tek yedigi bu, bunu yapıyoruz diye utanmadan yalan söyleyen. Utanan bunların hiçbirini yapmazsı gerçi. Her gün yönetici şikayet ediyo binadakiler şikayetçi diye bana söylenenler. Benim günlerce sesim çıkmayıp, onların bagırmasına rağmen yine bana söylediklerinden sonra yöneticinin numarasını istedim vermediler. Şüphelendim. Israrla istedim verin numarayı ona da mı zihinsel engelli dediniz yoksa dedim ısrarla vermediler. Bir şekilde buldum numarayı yöneticiye yazdım ki ne düşündüysem aynısını ona da demişler. Ambulansın geldiği gün onu görünce göz boyamıslar. Ama o da biliyormus. Senin sesinden çok onların sesi geliyor zaten. Seni tahrik ettiklerinden ve şiddetten süphleniyorduk bina sakinleri olarak doğruymuş demekki dediler. Kimin ne bok oldugunu anladı sonunda herkes. Meğer etrafımda kim varsa, beni kim arayıp da ulaşamadıysa, beni zihinsel engelli diye anlatmışlar herkese. Bir daha ambulansı cagırırsan bana da haber ver engel olayım dedi. Aylar sonra aynı şeyi yasatıp yine yerlere yapıstırdılar. Yerde yatarken yanıma gelip beni yerden kaldırmak yerine videomu çektiler utanmadan. Ambulansı aradıktan sonra üst katı da arayıp nolur engel olun yine görüşmesinler aynı şeyi yaşatmasınlar dedim. Ama o kadar engele rağmen yine ne yapıp ne edip konusacaklarını konusmuslar. Konusamadıklarını da hastanede konustular. Peşinden gelirsek eşeğğim, ne bok yapıyorsan yap diyenler beni tek yolladıktan sonra yine utanmadan peşimden geldiler. Hastane polisini çağırtıp cıkarrmalarını istedim. Kapıdaki arabayı ne diye aldın. Beni götür diye yalvarmama rağmen götürmeyip, ambulansa mahkum bırakmak için mi aldın. Al arabanı sok biyerine bundan sonra. Turşusunu kur. Bu zamanda da götürmeyeceksen ne halt yemeye aldın o arabanı.
Acilden eve cıktıktan sonra zaten ekmegimi kendim yapıyorken babam sadece hamuru yumak yapmama yardım ediyorken onu bile yapmayıp beni günlerce aç bıraktırdıktan sonra bunların beni öldürmeye calıstıgını kesin olarak anladım. Ama normale öldürmek isteyen direkt öldürür bunlar acı çekmemden aylarca zevk aldılar. Ben acıdan ölüp geberirken hiçbir şey yok gibi, aynı şeyleri yasıyosun işte farklı birşey yok diye utanmadan aynı lafları eden, benim ne yasadıgımı bildikleri halde, baskalarına benim üzerinden acındırma yapıp oglumu yavrumu kurtarın ölüyo diyip de evde düzenbaz şerefsiz bırak numara yapmayı diyecek kadar haysiyetsiz insanlara bunca sene ana baba
dedigim için çok pişmanım.
İlk ambulansı aramadan önce 3-4 ay önce beni tahrik edip edip beni videoya aldıklarını da gördüm. Olur da bizi polise verirse zihinsel engelli kendi kendine bagırıp cagırıyp dedirtmek için defalarca beni bile bile tahrik edip ondan sonra camımın önünden, kapımın arkadasından kendileri susup benim videolarımı çekiyolarmıs. Tekerlekli sandalye üstündeylen saatlerce bağırıp cagırıp beni kendimden gecirip kapıyı kapattıktan sonra sustugunu gördüm. Birden o küfürler eden kadının yerini oglum yavrum lafları aldıgını görünce kapıyı birden açtım ve elinde telefon video çektiğimi gördüm direkt polisi aradım. Polisi aramam zorlarına gittigi için ambulans gelince zihinsel engelli dediler benim için. Böyle iki yüzlü insanlar hayatımda görmedim ben. Anne babayı bırak insan bile olamaz bunları yapanlar. ikinci kez ambulansla hastaneye gidip, döndükten sonra da beni aç bıraktıklarını görünce beni aç susuz öldüreceklerini anlayınca annem babam dururken, kapıda araba dururken eniştemi arayıp beni hastaneye götürüp bırakmasını istedim. Geldi aldı götürdü. Gelirseniz sizi polise veririm dedim. Ama yine gelip hastaneyi birbine katmayı başardılar. 2 gün buz gibi kırmızı alanda titreye titreye klimanın altında sandalyede kusa kusa kilitlenmiş şekilde beni beklettiler. Sonra eve geldim. Ateşten yanıyodum. Sabah olunca ateşten baygınlık geçirmişim. Nefessiz kalmısım o halde bile sesim cıkmaya cıkmaya yardım edin nefes alamıyorum dedigim halde yanıma gelip saatlerce beni izleyip giden şerefsiz, baygınlık geçirdiğimi anlayınca dışarı çıkıp feryat figan ortalıfı ayaga kaldırmaz. Yavrum ölüyo diye. Yavrunu sen öldürdün lan sen. Senden baskası degil sen öldürdün. Herkes sesinden rahatsız olmus, komsular polisi aramıs, dısarıdan insanları getirip yavrumun haline bakın diye ne yalanlar söyledi. Gelsinler göstereyim gercekleri dedim de kapımı örtüler konustukça. Aradan yarım saat geçti onlarca polis ambulans odama daldı. Dün taburcu oldugum, en ufak bir şey yapılmadan, sana yapılacak bir şey yok diye beni cıkartan yerden daha yeni gelmişken zorla beni götürmeye calıstılar. Gitmiyorum dedigim halde don atlet polisler alıp yatırdı zorla. Titreye titreye kendimden geçe geçe beni o halde don atlet götürmelerine seyirci kaldılar. Polisi benim icin degil annem icin cagırmıslae beni niye alıp götürüyosunuz desem de vazgecmediler. Anladım ki gelenlere de yine ne var ne yok yalanlarıno söylemişler.
Beni don atlet kustura kustura götürdükleri yer de neresiymiş. Daha akşam geldigim büyük marmara üniversitesi hastanesinin küçük ek binasıymıs. Bir gittim haftasonu bu hastanın Bursa ne işi var, doktor mu var burda, zaten büyük hastaneden cıkmıs buraya niye getirdiniz söylemedikleri laf kalmadı. Ailesi buraya gelmesini istedi dediler. Böyle bir şerefsizlik olabilir mi. Niye geldin diyolar. Polis zoruyla getirdiler diyorum. Don atlet buz gibi yerde titreye titreye iyice kendimden geçtim. Kendimi anlatacagım doktor da yoktu. Bana yasak olan ilacın 1 litrelik halini bana bir verdi. Yapacakları son darbeyi de bana yaptılar. Ateşini düşürüp geri bırakıcaz evine dediler bütün polisler hemşeriler. Ama tek yaptıkları içimi zehirle doldurmak oldu. Burda yapacağımız bir şey yok seni alıp götürsünler dediler. Ben annemle babamdan şikâyetçiyim onlar götürmesin beni dedim telefonumda her şeyin kanıtı var dedim. Bilerek telefonumu bıraktırmıslar gerçekleri söylemeyim göstermeyim diye. Kadın doktor yalvardı bu seferlik daha git onlarla evine götürsünler de sonra ne yapacaksan yaparsın dedi. Babam denen şerefsiz geldi götürmüyoeum seni dedi. Doktor sinirlendi babamı ikna etmiş. Geldi böyle aile mi olur diyip önüne kagıdı koydu imzala kardeşim mecbur götürecekler %80 engelli hastasın sen dedi. Eve geldik eve geldikten sonra bir kusmaya basladım verdikleri ilacı. Direkt 1 litrelik o serum 24 saat boyunca yemyesil safra olarak agzımdan geldi. Kendimden geçtim. Bir saniye durmadan kusarken beni kendimden geçirdim. Babam 1 saatligine bir yere gitmiş anneme de tembih etmiş sakın odasına girme konusma diye. Ama bu şerefsiz durur mu. Beni öldürecek son darbeyi de bana vurdu. Evden cıkar cıkmaz solugu odamda alıp kendini ne diye zorla kusturuyosun içinde ne kaldı kusacak diye utanmadan bana verdirdikleri 1 litrelik zehri kabul etmeden hala beni tahrik eden dünyanın en aşağılık insanı bana yapacağı son darbeyi de vurdu. Zaten kendimden geçmiş şekilde 1 haftadır ac susuz bir de üstüne yemyesil günlerdir 20-30 tas zehir kusmusken beni o halde bagırtıp tamamen kendimden gecirip heryerimi tıkadı. O andan beri allahın bir saniyesi durmadan, damarlarım, kasıklarım, cinsel organım patlamıs şekilde şişmiş, yemyeliş zehirden kendimden gecmiş ve son nefesimle bunları yazıyorum. Ben ölüp gidiyorum. Ama bana bunları yasatanlae insallah o Allah sizin canınızı almaz. Canınızı almaz da beni süründürdüğünüz gibi aç susuz acı içinde aylarca yıllarca çektirir size. Şu hayatta insan ailesini secemiyor. Ama eğer bir secim sansım olsaydı dünyadaki 8 milyar insandan en son sizi secerdim. Allah bir hayvanı bile sizin gibi canilerin, gaddarların, iki yüzlülerin eline düşürmesin. Amacınıza ulastınız. En sonunda beni öldürmeyi basardınız. Ben dayandıkca , hastalıkla mücadele etmeye calıstıkca dünyada eşi benzeri olmayan bu hastalıktan daha büyük hastalık olmayı nasıl basardınız bilmiyorum. Sizin bu dünyada yatacak yeriniz yok. Herkes iyi tanısın bu iki şerefsizi. Bana yaşattıklarının belki binde biridir bu anlattıklarım. Bir tane fazladanelaf, bir tane yalan sözcük yok bu anlattıklarımda ama belki 1000 tane eksik vardır. Herkes iyi tanısın bu iki Şeref yoksununu. Ona buna bagırıp cagırmak yerine önce kendiniz anne babalık yapsaydınız bana. Herkes okusun paylassın. Ben ölüyorum. Yalvarıslarımı kimse duymadı. Yatalak oldugum için polisi de arasam ambulansı da arasam telefon ettigimi dinleyip, siren sesini duyar duymaz götlerinin korkularına solugu caddede sokakta aldılar. Benim yanıma girmeden yakalayıp gerçekleri öğrenmelerine engel olmak için. Şeytan bile sizin yanınızda Melek kalır. Beni herkes tanıyo. Herkes biliyo. Tek bir yalana bile tahammülümğn olmadığını, sessiz, sakin efendi kendi halinde nasıl bir insan oldugumu es dost akraba arkadas öğretmen benş tanıyan kim varsa sorun tek bir kötü laf duyarsanız ben yalancıyım derim. Bünyamin öğütcünün nasıl sinir hastası bir psikopat oldugunu en ufak bir şeyde gözü dönüp saldırmaya yer aradığına sahit olanlar olmustur. Güllü öğütcünün doktora hakaretten nasıl davalık olduğunu, önüne gelene nasıl bagırıp cagırıp nasıl kafayı yedigini, akıl hastanesine kac kere gittigine bakabilirler. Allah bu dünyada yaşamı bana zaten haram kılmıştı ama dünyanın en beter en çaresiz hastalıklarını verip bir de dünyanın en zalim insanlarını ana baba diye basıma dikip aylarca yıllarca fiziksel ve psikolojik şiddetlerine beni maruz bıraktı ya. O kadar kötü bir insan mıydım da bana bunları yaşattın.
Yazıklar olsun bu hayata da insanlara da. Son nefeslerimle yazdığım bu satırları insallah okursunuz da gercek yüzlerini görürsünüz. Beni bunların elinden kurtarın diye basvurdugum insanlar, polisler sizlere de yazıklar olsun beni bu canilerin eline bıraktığınız için. Yaşadıklarımın bana yaşattıklarının haddi hesabı tarifi yok. Tek söyleyeceğim iki yüzlülüğü oskarlık oyunculuğu cok iyi oynadınız. Kapıdan bir adam girse yavrum kuzuö diye duygu sömürü yapıp eve 2 ay kimse gelmese 2 ay yanıma bile ugramayan insanları benim basıma ana baba diye veren Allah senin de Allah belanı versin.
Hepinize yazıklar olsun beni bu canilerin elinden kurtaramadınız ya. 2 haftadır polis zoruyla aynı hastanedenin kapısından cıkartıp bacasından sokup ac susuz öldürene kadar işkence etmelerine izin verdiniz ya hepinize yazıklar olsun. Sırf o paylaşımı yapıp da gerçek yüzlerini ortaya döktüm diye beni hastanede aç susuz ölüme terk ettiler. Günlerdir taburcum verildiği halde seni biz götürmüyoruz gerekirse 1 ay bekletiriz aç susuz dedikleri halde beni alsınlar diye çağırdığım arkadaşlarımın üstüne yürüyüp götüremezsiniz diye ne doktor yanına ne odama yanaştırmayan canilerin eline beni bıraktınız ya hepinize yazıklar olsun. Doktorundan hemşiresine her gelen halime acıdı, taburcun yapıldı aç susuz kimin kimsen yokmu tek başına ölüme terk etmişler dediler de çıkartmadı caniler. Sorumlu doktor geldi. Bu resmen göz göre insan öldürmek ara birini seni almaya gelsin direkt bana gelsin taburcunu ben polisle vericem böyle canilik mi olur dedi de o doktora bile ulaşamadan yine kovdular aradıklarımı. Kendileri hastane yemeği lafını duyar duymaz kapıda bitip bir daha görünmedikleri, yedikleri içtikleri yastık yorgan getirip uyudukları için. Her şeyleri planlı her şeyleri hazırlıklı. Planlayarak, tasarlayarak adam öldürmeye calıstılar. 15 gün 15. Bir iki gün aç bırakılır bir insan da dayanamaz. 15 gündür sadece boş sıvı serumundan baska bisey yemeden, taburcu olduktan sonra günlerdir o bile yoktu. Her şeyim sökülmül, her gelen sen taburcusun demelerine rağmen acı içinde önüm arkam yara dakka başı soğuk soğuk ter akıta akıta üşüye titreye o hale getirip hâlâ bir gram vicdanları olmadan odamın kapasını kapattırıp sesimi birilerinin duymasını engelleyip, telefonumu vermeyen verdikten sonrada sarjıö sıfırlanmıs kapanmıs sekikde veren, günlerce kimseye sesimi duyurmama izin vermeyen bir sarj bile vermeyen, hemşireslere doktorlara calısanlara şarj aleti sorunca kapıda asker gibi nöbet bekleyip sakın vermeyin dedirten şerefsiz sürüsüyle günlerdir can çekiştim. Canımın derdini bırakıp bir şarj aleti bulma derdine düştüm en son birisi yanı a gelip haline acıdı da benim için buldu. Ulan doktorlar resmen cinayet dediler cinayet. Hem de planlayarak cinayet. Yavrum ölüyo diye gelip bagırıyo annen ona buna resmini gösteriyo bakın oglum böyleydi diye dediler. Böyle şerefsiz namussuz haysiyetsiz bir insan olabilir mi. 15 gün öncekş halimi de göster. 15 gündğr aç susuz sırf o paylasını yapıp da gerçekleri herkes öğrendi diye polisle yaka paça son atlet beni nasıl zorla hastanelerde aç susuz sürüklettiğinizi de göster. Taburcum günlerdir verilmiş, imzam alınmıs, serumlarım sökülmül, cıkısım yapılmıs olmasına rağmen, doktorlar niye gitmiyorsun ailen niye götürmüyo demelerine rağmen nasıl bir gram vicdanınız sızlamadan gerekirse 1 ay bekletirim ben götürmüyorum dediğinizi de gösterin. Keşke polisi ilk gün arasaydım. Birileri çıkarır birileri yardım eder ümidiyle yardım etmeye geleni, cıkartmaya gelenin üstüne yürüyeceginşzi nereden bileyim. En son hastane polisi dün geldi. Durumumu gördü de ana babayı bırak hangi insan insana bunu yapar. Felcli hasta, taburcussu verilmiş, serumları cıkmıs günlerdir burda kıvrana ölüme terk edilmiş sekilde yatıyo denilince doktor tarafından ondan sonra neyin ne olduğunu anladılar ben gösteririm şimdi bu ne demek böyle vicdansızlık olur mu dedi. Cok pismanım ki ilk gün o polisi aramadıgım icin. Polis de gelse cıkartmaya birisi gelir onu da kovarlar saldırırlar diye her cagırdıgıma aynısını yaptıkları icin bir daha cagırmadım. Keske diyorum keske arasaydım. 2 hafta ne demek lan şerefsizler. Benim 1 senedir tüm cabamı 2 haftada bitirdiniz. Zaten mide diye bisey kalmamısken, deriden her yerim sallanır duruma getirdiniz. Ama bu ilk degil. Ankaraya yürüyerek gidip arabamız altımızda aynı gün geri döneriz bişey olmazsa zaten orda ne yiyeceksin diyip de 20 gün oralarda aç susuz bekletip yürüyenez duruma getiren de bu iki şerefsizdi. Allah'tan artık son istegim aldıgım son nefesi de alamayacak duruma getiren, her seferinde her cabamı aldıgım her kiloyu, ac susuz bekleye beklete çöpe atan insanı bırak hayvan bile olamayacak bu iki insandan tez vakitte beni kurtarsın. Şu koca hayattan bundan baska istegim yok. Dünyada böyle oyunculuk görülmemiştir. Yavrum ne hale geldi diyen utanmaz şerefsiz adımı agzına alırken bile utanmıyosun, bu hale getiren kimmiş Marmara üniversitesi Hastanesi'ndeki genel cerrahi deki Deniz hocaya, diger hocalara, hemşirelere , hastalara, hasta yakınlarına, hatta yemek dagıtan kadına bile sorun bakalım. İnsan olan bunu yapmaz bunlar nasıl ana baba taburcusu yapılmıs hastayı günlerdir aç susuz bekletiyo mu demişler ne demişler. Beni cıkaran hastane polisine, Polis amirine sorun bakalım. Allahım ben neyin içine düştüm. Nasıl canilerin eline kul ettin beni. Daha beter ne yaşarım dedikçe en beterini bana verdin. Bunu okuyan kim varsa tek isteğim beni polis zoruyla artık bir yerlere götürmelerine izin vermeyin. Senin imza yetkini alıcaz hiçbir şey yapamayacaksınız diyolar. Seni bu eve sıgdırmıycaz diyolar. Zaten ne eve ne hastaneye hiçbir yere sıgdıtmadınız. Ulan şerefsizler son atlet yaka paça adam mı öldürttüm beni öyle götürtrünüz. Sırf o paylaşımları yaptım da gercek yüzünüzü gösterdim diye bana ceza cektirmek icin ac susuz ölüme terk ettiler. Bunları yazdım diye de belki de gelip tamamen öldürecekler. Gelip beni bu canilerin elinden kurtarın. Son nefesimi huzurla vereyim hiç değilse.
Yorumlar
Yorum Gönder