One Flew Over The Cuckoo's Nest Film İncelemesi

 SENARYO - ANLATIM DİLİ ve KURGU - SÜRE KULLANIMI/SÜRÜKLEYİCİLİK - DUYGU ve ETKİLEYİCİLİK HAKKINDA;


One Flew Over The Cuckoo's Nest ya da Türkçe çevrimiyle Guguk Kuşu filmi, başyapıt seviyesinde bir film.


Ken Kesey'in aynı adlı romanına dayanan ve Miloš Forman tarafından yönetilen 1975 yapımı Amerikan psikolojik drama filmidir.


Filmin konusunu kısaca özetleyecek olursam; akıl hastası numarası yaparak güvenlik önlemleri daha az olan bir akıl hastanesine sevkedilen bir mahkumun (Jack Nicholson'ın) burada geçirdiği zaman, diğer hastalarla olan ilişkileri anlatılıyor.


Filmin senaryosu çok şaşırtıcı ya da çok özgün olmasa da (yani çok çok iyi bir senaryo karşımıza çıkmasa da) kurgusu muhteşemdi. Yani basit bir ikili diyalog bile, oyunculuk performansları ve anlatım dilinin güzelliği ile harika bir sahneye dönüşmüştü.


Film gerçekten inanılmaz sürükleyici ve gerçekçiydi. Gerçek bir Akıl Hastanesi olan Oregon Eyalet Akıl Hastanesi’ne çekimlerden bir ay önce giden ve orada kalmaya başlayan filmin yönetmeni Miloš Forman, hastaları ürkütmeden mekanı bir çekim alanına çevirdi. Hastane o kadar başarılı bir set olmuştu ki izlediğimiz figüranların ve görünen yüzlerin büyük bir bölümü gerçekten hastanede bulunan hastalar ve sağlık çalışanlarıdır. Kimseye fark ettirmeden kameraya görüntüler kaydeden yönetmen, hastanenin dokusunu olduğu gibi kullanarak inandırıcılık sağladı. Hatta Doktor Dean R. Brooks ve birkaç doktor gerçekten hastanede çalışıyorlarmış.


Filmi izlerken hem güldüren hem düşündüren hem de büyük bir hüzne kapılmanıza da sebep olabilecek birçok sahne vardı.






OYUNCULUKLAR HAKKINDA;


Filmin başrolü için Marlon Brando ve Gene Hackman düşünülmüş ancak çeşitli sebeplerden dolayı vazgeçilmiş.

Böylesi de en hayırlısı olmuş gibi görünüyor. Çünkü Jack Nicholson öyle bir oynamış ki rolünü... Etkilenmemek, saygı duymamak elde değil.


Ayrıca filmde hemşire Ratched rolüne hayat veren Louise Fletcher, role inanılmaz derecede yakışan bir diğer isimdi.


Sadece bu iki isim değil filmde oynayan neredeyse herkes inanılmaz rol yapmış cidden. Öylesine gerçekçi bir ortam yaratılmış ki çoğu sahne bir film değil de bir akıl hastanesinde çekilmiş gizli kamera görüntüleri gibiydi.


Jack Nicholson bu performansı ile E onun İyi Erkek Oyuncu dalında ödül alırken; En İyi Kadın Oyuncu dalında Louise Fletcher, En İyi Yönetmen kategorisinde Milos Forman ödüle layık görüldü.




FİLMDEN AKILDA KALAN REPLİKLER;


Herkes sırıtıyor az biraz; kimse mutlu değil.


Bana öyle geliyor ki herkes yaşamını bir başkasının yaşantısını mahvetmek için kullanıyor.


Hepiniz deli misiniz? Tanrı aşkına, siz kendinizi ne sanıyorsunuz?Deli falan mı? değilsiniz işte. Değilsiniz! Sokakta dolaşan ortalama insanlardan daha deli değilsiniz.


Denedim. Pes etmeden önce, hiç olmazsa denedim. Bu kadarı da bir şey.


Belki de insan ne kadar delirirse o kadar güçlü olur.




Puanım ---> 90/100


Senaryo ---> 15/20

Oyunculuk ---> 20/20

Anlatım Dili ve Kurgu ---> 14/15

Sinematografi/Sanat Yönetimi ---> 12/15

Süre Kullanımı/Sürükleyicilik ---> 10/10

Duygu ve Etkileyicilik ---> 10/10

Film İsmi ---> 5/5

Müzik/Ses ---> 4/5

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BU BİR VEDA YAZISIDIR 1

BU BİR VEDA YAZISIDIR 6